-
Dünyada insan aklının çözemediği, bilimin açıklayamadığı, insanları dehşete düşüren birçok doğaüstü olay oluyor.
Akıllarda soru işaretleri oluşturan o ilginç olaylar..
-
Ünlü "Kiev Kozmonotu"
Bu heykelcik Avrupa'da bulunan " uzay adamı " özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir.
-
Tarih öncesine ait küçük Japon heykelcikleri
Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve
elbisesi taşımaktadır. Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük
takmaktadır. Sanki güneş ışığından korunmak ister gibi.
-
Filippo Lippi tarafından yapılan "La Madonna e
san Giovannino" tablosu. (15. yüzyıl) Yukarıdaki koyu renkli ve ışık
saçan cisim sanki haraket ediyor gibi. Çünkü seyredenler var. Tablodaki
adam ve köpek. Ressamın tablosuna aksettirdiği bu cisim hiçbir inanç ve
dinsel anlatımla alakalı görünmüyor. Roma döneminde olduğu gibi
günümüzde de "UFO" fenomenleri aynı şekilde gözlemlenmektedir.
-
Bu resimde Antikythera makanizmasını
görmektesiniz. Sağ tarafta ise teknik şeması yer almaktadır. 1900
yılında Girit adasında bulunmuştur. M.Ö. 1.yüzyıla tarihlenmektedir. Bu
antik bronz mekanizma bize eski uygarlıkların düşündüğümüzün aksine daha
ileri bir teknik bilgiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Astronomik takvim
olduğu düşünülen bu mekanizmada (ya da bir makinanın parçası) içinde
başka dişlilerde bulunmaktadır.
-
Amerika'nın New Mexico eyaletinde inanılmaz
bir olay yaşandı. Bir uzaylı amatör kameraya bir kadını kaçırırken
yakalandı. Kız arkadaşı Jenna Hawser ile yaşayan Jeff Norris gece
görüşlü kamerası ile uzaylıyı böyle görüntüledi.
-
Norris uyurken uzaylı ile karşılaştığını
hemen panik halinde kamerasına davrandığını söylerken uzaylının başta
dostça davrandığını ancak deklanşöre basmasıyla birlikte kaçtığını
söyledi. Norris kız arkadaşından üç gündür haber alamadığını söyledi.
-
1895 yılında İrlanda'da Dyer tarafından
mineral araştırmaları sırasında bulunan bir dev fosili. Boyunun
karşılaştırılması amacıyla bir tren vagonunun önüne koyulmuştur.
Yüksekliği 3 metre 70 santimetre ve ağırlığı 2050 kg.dır.(taşlaşmış
olduğu için daha ağır geliyor herhalde) Sağ ayağı 6 parmaklıdır. Ancak
daha sonra bu dev fosiline ve sahibine ne olduğunu kimse bilmiyor.
-
Kafaları karıştıran bir şehir daha.
Lübnan'daki Balbek şehri. 20 metreden daha büyük taşların da
kullanıldığı bu antik şehir Roma imparatorluğundan da eski. Hatta
Sümerlilerin bilgilerine göre bile burası antik bir şehirdi o zamanlar.
Taşların büyüklüğünü göstermek amacıyla 2 kişi yapıların arasında
dikiliyor. Bugün kimse burasını kimlerin, nasıl, ne amaçla ve ne zaman
yaptığını bilemiyor. Modern bilim ise Baalbek'i görmezlikten gelmeye
devam ediyor.
-
Bu cisim Kanada'nın Kuzey kutup bölgesindeki
Axel Heiberg adası eski fosiller koleksiyonunda bulunmuştur. İncelemeler
bunun bir insan parmağı fosili olduğunu gösteriyor. Bu fosil 100 ile
110 milyon yıl öncesine aittir (Creataceous jeolojik dönemi). Bu fosil "
DM93-083 " numarasıyla arşivlenmiştir. Röntgen ışınlarıyla yapılan
inceleme sonucunda yukarıdaki resimdeki siyah kısımların parmak
kemiklerine ait olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar eski zamanlarda insan
yaşamış olabilir mi?
-
Yapımı bitirilmemiş bir Obelisk (dikilitaş).
Şu anda dikili bulunan en büyük obeliskten 2 kat daha büyüktür.
Yapımında bir çok Mısır tapınağının inşasında olduğu gibi kırmızı granit
kullanılmıştır. Yaklaşık 40 metre yüksekliğinde ve 1150 ton
ağırlığındadır. (Eğer bitirilmiş olsaydı)
-
Kolombiya, Bogota yakınlarında bulunmuş bir
insan eli fosili. Fosilleştiği kayanın yaşı 100 - 130 milyon yıldır.
Yani, fosilde o kadar sene önce meydana gelmiştir.
-
Bu 120 milyon yıllık taş parçasının yüzeyi
,Ural Bölgesini gösteren (tabiri caizse) bir haritayla kaplıdır.
Görünüşe göre bu kadar eski bir haritanın olması imkansızdır. Bashkir
State Üniversitesindeki bilim adamları , çok eski zamanlarda , gelişmiş
uygarlıkların olduğuna dair kanıtlardan biri olarak yorumluyorlar eseri.
Bu greçektende insan eliyle yapılmış bir rölyeftir. Günümüz askeri
haritaları ile neredeyse aynı karakterik özellikleri sergilemektedir.
Harita sivil çalışmaları göstermekte yani uzunluğu 12.000 Km ' yi bulan
kanallar , nehirlere çekilen çitler , güçlü barajlar... Kanallardan
çokta uzakta olmayan yerde elmas biçimindeki yerler gösterilmiştir.( Ne
anlattığı bilinmemektedir). Ayrıca harita bazı yazılarıda içermektedir.
Hatta sayılar bile vardır. Bilim adamları önce bunun eski çince olduğunu
düşündüler. Daha sonra bu düşünce bilinmeyen bir kaynağa ait hiyeroglif
- syllabic türü yazıya dönmüştür. Bilim adamları bu yazıları şimdiye
kadar çözemediler.
-
1945 yılında Waldemar Julsrud adlı deneyimli
bir arkeolog El Toro dağı (Meksika) eteklerinde gömülmüş vaziyette
kilden yapılmış küçük heykelcikler buldu. Daha sonra El Tro şehri
yakınlarında ve şehrin diğer tarafında Chivo Dağ yakınlarında poselenden
yapılmış 33.000 'den fazla heykelcik bulundu. Buluntular Chupicuaro ,
klasik kültür öncesine aitti. (M.Ö. 800 'den M.Ö. 200 'e kadar olan
dönem) Bulunan heykelcikler , 65 milyon yıl önce yok oldukları düşünülen
çeşitli türlerdeki dinozorları kusursuzca tasvir ediyordu. Modern bilim
döneminde, neye benzedikleri ancak çözümlenen tarih öncesi bu
yaratıkları, nasıl olduda böyle eski bir uygarlık kusursuzca sanat
eserlerine yansıtabilmişti ? İnsan görmeden gerceği tasvir edemez.
-
Yeni Zellanda 'da bulunan çok eski bir
uygarlığa ait kusursuzca yerleştirilmiş taşlardan oluşan duvarlar
bulundu. Bu duvarları yapan uygarlık hakkında en ufak bir bilgi yoktur.
-
1877 yılında Montezuma tünel şirketinin bir
tünel çalışması sırasında 50 milyon yıl eski olan bir lav akıntısının
içinde bir tokmak ile bir kap bulundu.(Table dağı - California) Tokmak
yaklaşık 30 cm uzunluğunda ve kap ise 10 cm çapında. Bu buluntudan şu
sonuç çıkıyor: 50 milyon yıl önce yanardağdan fışkıran lavlar sel olup
akarken bu tokmak ile kap oradaydı ve ikisi de lavın içinde gömülü
kaldılar. 50 milyon yıl önce!
-
-
Geleceği gören harita
Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis'in 1513'te
çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu gösteren harita, ortaya
çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu'nun
keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818'de gerçekleşmişti.
Dahası, Piri Reis'in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil
kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın
çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.
-
10 BİN YILLIK PİRAMİT
Japonya 'nın Yonaguni adasının yakınında, denizin 23 metre altında
insan yapısı olduğu apaçık belli olan piramitler bulunmaktadır. 183
metre genişliğinde ve 27 metre yüksekliğindeki bu piramitler yaklaşık ,
8000 - 10.000 yıllıktırlar.
-
Harçsız taş set
Peru'nun Cusco bölgesindeki bir İnka kalesinin etrafını 360 metre
boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300
tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç
kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak
kadar mükemmel yerleştirilmiş.
Generalin kemer tokası
M.S. 300'lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou'nun mezarında 1956
yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış.
Ama doğada sadece bileşik olarak bulunan alimünyumun diğer maddelerden
ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19.
yüzyılda mümkün olmuştu.
-
Çığlık tablosunun mumya versiyonu
Güney Amerika’da Amazon bölgesinde mezar ve tapınak olarak kullanılan
gizli bir yeraltı mağarasında bulunan 600 yıl öncesine ait bir düzine
mumya, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.
-
Bir kadın mumyasının Norveçli ressam Edvard
Munch’un ünlü "Çığlık" tablosunu çağrıştıran biçimde, korku ve dehşetten
ellerini yüzüne kapatmış olarak bulunması, büyük ilgi çekti.
-
8 Asırdır Çürümeyen Ceset
12. yüzyıl başlarında Kastamonu Kalesi'nin fethi sırasında şehid olan
Aşıklı Sultan için yapılan türbedeki çürümemiş beden görenleri şaşkına
çeviriyor.
-
Halk dilinde 'Ayağı Yanık Sultan' olarak bilinen türbede çürümemiş bedeninin ayak kısmı camekan içinde teşhir ediliyor.
-
NASA'NIN ÇÖZEMEDİĞİ RESİM
Yandaki fotoğraf Amerikan Uzay Araştırma Merkezinden (NASA)
alınmıştır.Fotoğraf Amerikan Uzay Araştırma Merkezinin en son
teknolojiyle yaptığı teleskoplarla samanyolu gezegeninden sonra evrende
elde ettiği en son görüntüdür.Bu fotografa NASA yetkilileri bir açıklama
getirememiştir.
-
Bozulmamış papaz mumyası
Orijinalliğini koruyan sakallı mumyanın başındaki altın taç, belinde
altın kemer, göğsündeki balık ve kasık bölgesindeki kartal şekli
üzerindeki yazıların yanı sıra, mumyanın sağ tarafında da altın bir ok
yer alıyor. Tabutun baş kısmında ise çeşitli yazılar bulunuyor.
-
Yeraltından gelen korkunç sesler
Rusya'da birkaç bilim adamı yeraltı tabakalarındaki kırılmaların
sesini kaydetmek için 14.4 kilometre kuyu kazıyorlar ve bu dinleme
cihazlarını yerleştiriyorlar.İlkinde cok zayıf frekansta insan sesini
duyuyorlar ama böyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşündüklerinden ilk
etapta bu yerleştirdikleri cihazdan gelen sesler olabileceği kanaatine
varıyorlar.Daha sonra daha yüksek frekanstaki sesleri algılayabilecek
cihazı yerleştirdiklerinde hayrete düşüyorlar çünkü yerin dibinden
milyonlarca insanın çığlık seslerini duyuyorlar. Çogu bilim adamı işini
bırakıyor.
-
Mısır Hiyerogliflerindeki Gizemli Şekiller
Abydosdaki
Osiris tapınağında bulunan hiyeroglifler de hayli ilgi çekici...
Tabakaların üzerine kazınmış helikopter, uçak ve denizaltına benzer
şekillerin ne anlama geldiği halen gizemini korumakta...
-
MISIR'DAKİ AMPÜLLER
Mısır , Dendera 'daki Hathor tapınağında göze çarpan ampuller. Bu
ampuller kıvrımlı kablolar ile bir jeneratöre veya açma kapama düğmesine
bağlıdırlar. Ampul şeklindeki cismin içine bir yılan tasviri konulmuş.
Bu da ampulün içindeki ince teli gösteriyor olabilir.
-
BÜYÜK PİRAMİTTEKİ GİZEMLİ KAPI
Rudolf Gantenbrink tarafından Büyük Piramitte keşfedilen bakır kulplu
kapı. Resim UPUAUT 2 adlı bir araştırma robotu tarafından çekilmiştir..
Hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen gizemli kapı ,kraliçe odasından
başlayan güney kanallarında yer almaktadır. Bu kapının arkasında başka
bir kapı daha bulunmuştur. Yapılan bazı araştrmalar sonucunda içinde ne
olduğunu bilmediğimiz bir oda veya odalar bu ikinci kapının arkasında
bulunmaktadır.. Aynı kapıdan kral odasından başlayan kuzey kanallarında
da bulunmuştur. Burada sorulan en önemli soru şu : Görünüşte hiçbir
amaca hizmet etmeyen bu kapılar Neden buralara kondu ?
-
METAL KÜRELERİN SIRRI
Bu metal kürecikler Güney Afrika, Klerksdorp'tan. Birinin üzerinde
kürenin çevresini dolaşacak şekilde birbirine paralel 3 çizgi
oyulmuştur. Bu küreler Cambrian devri öncesine ait pek çok mineral
arasında bulunmuştur (2,8 milyar yıl öncesi). Bu kürelerden bazıları 6
milimetre kalınlığında, ince bir kabuğa sahiptirler. Bu ince kabuk
kırıldığı zaman kürenin içinden süngerimsi garip bir şey çıkıyor.Bu
süngerimsi şey havayla temas edince parçalanıp toz haline geliyor. Bu
kürelerin ne oldukları ,ne amaçla yapıldıkları bilinmiyor. Üstelik 2,8
milyar yaşındalar. İnsanın inanası gelmiyor ancak bilimsel veriler
bunlar.
-
KRİSTALLE KAPLI KAYA
Bu kaya parçasının üzeri doğal kristallerle kaplanmıştır.içinde bir
boşluk bulunmuştur. Bu boşlukta, malzemesini metal ve porselenin
oluşturduğu garip bir cisim bulunmuştur.
Resim A : Kaya parçasının iki parçaya bölünmüş hali.
Resim B : Taşın her iki yarısının iç kısmını görüyoruz.
Resim C : Radiography tekniğiyle içindeki cismin resmi çekiliyor.
Cisim o kadar eski olmasına rağmen metal bir yapıdadır. Bu cismin
üzerinde meydana gelen ve onu kaplayan kristal oluşumlu kabuğun
oluşabilmesi için 500.000 yıl (beş yüz bin yıl) geçmesi gerekiyor !
Resim D : Yan taraftan çekilen radiography resminde metal cismi daha
ayrıntılı bir şekilde görüyoruz. Sonuç olarak bu garip cisim 500.000 yıl
yaşındadır. Günümüzde bir şeye ait bir parça olsaydı ,çoktan ne olduğu
tespit edilirdi.
-
Peru'daki bu duvarlar ile kesin bir benzerlik
göstermektedir. Bu arkeolojik duvarlar bir gizem taşımaktadırlar çünkü
,antik çağlarda yapılmalarına rağmen ,bu kadar kusursuz bir şekilde
işlenip yerlerine koyulana kadarki aşamalar için yüksek bir teknoloji ve
bilgi gerektirmektedirler.
İnsanın açıklayamadığı, garip iç ve dış açılara sahip bu duvar
taşları hakkında cevabını bilmediği sorular ise şunlar: Nasıl
taşındılar?Nasıl ölçülüp nasıl kesildiler ? Nasıl bu kadar doğrulukla
yerleştirildiler? Hemde ilkel insanlar tarafından.
-
HİYEROGLİFLERİN SIRRI
Mısır 'daki Abydos tapınağındaki hiyerogliflerde helikopteri, tankı,
kargo uçağını ve planörü çağrıştıran şekiller vardır. Bu hiyeroglifler
başka hiyerogliflerin altına gizlenmişlerdi. İlk tabaka hiyerogliflerin
yerinden kopup düşmesiyle bu esrarengiz şekiller gün yüzüne çıkmıştır.
-
Bu daire şeklindeki taş oluşumları 30 metre çapındadır ve Loch Ness gölünün dibinde görüntülenmiştir.
-
Mısırlılar Avustralya'ya mı gitmişti?
1900 'lü yılların başlarında 250 civarında hiyeroglif Sydney 'in 100
km. kuzeyindeki Hunter Valley ulusal parkında keşfedilmiştir
(Avustralya). Bunlar antik Mısır hiyeroglifleridir. Kuşkuya yer
bırakmayacak olan Eski Mısır Tanrısı "Anubis" çizimi ile birlikte
hiyeroglifler şu soruyu akla getiriyor: Acaba Eski Mısırlılar Avustralya
'ya mı gitmişlerdi?
-
Lochness canavarını gösteren bu fotoğraf 70'li yıllarda çekildi. Gerçek olup olmadığı yıllarsır hala tartışılıyor.
-
Peru'da bulunan kafatası
Kafatası Peru'da (Ica) bulunmuştur. İlk bakışta günümüz insanının
kafatasına benzemektedir, ancak soru işaretlerine yol açan bir kaç etken
öne çıkmaktadır.
Göz boşlukları günümüz insanının göz boşluklarından %15 daha
büyüktür. Beynin yer aldığı boşluk ise 2600 ccm ile 3200 ccm arasında
değişmektedir. Şu andaki insanın kafatasındaki beyin beyin boşluğu
kapasitesi 1450 ccm 'dir ...
-
Yukarıda Alban Dağına kazınmış pervaneli bir
uçağı hatırlatan eski devirlere ait bir resim görüyorsunuz. Olmek
topluluğunun inanılmaz ve çözümlenemeyen örneklerinden birisidir.
-
Bu altın maket, Amerika'da Kolomb öncesi
döneme ait bir mezarda bulundu. Yaklaşık 1800 yıllık. Görünüşe göre bir
uçağın doğru ölçekli maketi gibi duruyor. (Delta kanatlı, motor yerine
sahip, pilot kabini var, kuyruk kanatları bile doğru şekilde tasvir
edilmiş.) Güney Amerika'da buna benzer bir çok eser bulunmuştur.
-
Buache Haritası
1737 'de eski yunan haritalarından kopyalanarak çizilmiştir. Harita
Antartika'nın buzla ötülü olmadan önceki halini de göstermektedir.
Şaşırtıcı olan ise şu: Eğer bugün Antartika buz ile örtülü olmasaydı
Ross ve Weddell denizleri bu kara parçasının ortasından geçerek kıtayı 2
büyük parçaya ayırmış olacaktı. Ancak modern jeoloji araştırmaları
sonucunda 1968 yılında bu gerçeğin farkına varılmıştı.
-
Dinozor üstünde oturan insanlar
Peru 'daki Ica çölünde bulunan ve binlerce yıl öncesine ait Ica
taşları akılları karıştırıyor. Dr. Javier Cabrera büyük bir sabırla bu
taşları koleksiyonunda toplamış ve binlerce taştan oluşan bir müze
açmıştır. Bu taşlara kazınmış olarak , kalp naklini göstern
ameliyatlardan dinozorları avlayan insanlara kadar bir çok olay
gösterilmektedir. Hatta evcilleştirilmiş dinozorların üzerinde oturan
insanlar bile tasvir edilmiştir.
-
Kusursuz spiraller
Alışıldık olmayan bu spiral cisimler 1991 - 1993 yılları arasında
Rusya'daki Ural dağlarının doğusunda bulunan küçük bir dere olaran
Narada 'da bulunmuşlardır.
Boyları en fazla 3 cm. olan bu cisimlerden (inanılmaz ama) 0,003 mm.
olanlarıda bulunmuştur. Büyük olanları bakırdan , küçük ve çok küçük
olanları ise çok ender rastlanan "tungsten" ve "molybdenum"
maddelerinden yapılmıştır.
Mikroskopla yapılan incelemeler sonucunda spiraller kusursuz bir
biçimde "altın oran" tekniğiyle yapılmıştı. Dahada şaşırıcı olan şey
ise: bütün bilimsel incelemelerin gösterdiği gibi bu cisimlerin
yaşlarının 20.000 ile 318.000 yıl arasında değiştiğidir. Bu yaş farkı
cisimlerin bulundukları derinliğe göre değişmektedir.
-
Tarih öncesi devirlerde yaşamış olan Toxodon
'nun bulunan bir kalça kemiği. (Arjantin). Resimde ok ile gösterilen şey
ise bir ok veya mızrak ucudur. İnsanın yaşamadığını sandığımız devirde ,
biri onu avlamış anlaşılan.
-
1932 yılında Pedro Dağlarında bulunmuş bir
mumya. (ABD ,Wyoming eyaleti , Casper şehrinin 60 mil güney batısı).
Mumya koyu bronz renginde ve oldukça buruşmuş vaziyettedir. Hayattayken
boyu 35 santimetreyi geçmiyordu! Röntgen ışınlarıyla yapılan incelemede
bu canlının ağırlığının 5.5 kg. olduğu ortaya çıktı. Cinsiyeti erkekti
ve bütün dişleri tamdı. Öldüğünde aşağı yukarı 65 yaşında idi. Mumya 350
gr. ağırığındadır. Alnı çok aşağıdadır. Ezik bir burnu ile büyük ve
geniş burun delikleri vardır. Çok geniş ağzı ile incecik dudakları
bulunmaktadır. Bu yaratık bilinen insan türlerinden çok daha küçüktü.
Bazı araştırmacılara göre bu çok küçük boyutlarda olan bir ırkın
üyesiydi.
-
Kayaya gömülü çekiç
Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936'da Teksas'ta
400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern
bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir
yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması
bilim adamlarını hayrete düşürdü.
-
Antik çağ bilgisayarı
1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim
adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine
yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası,
yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya
çıktı. Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer
gezegenlerin konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların
pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği
anlaşıldı.
-
İNSAN YÜZÜ OLAN DENİZ KABUĞU
Üzerinde oyularak yapılmış, tam gelişmemiş olsa da rahatlıkla
farkedilen bir insan yüzü bulunan bir deniz kabuğu. Bu buluntu 1881
yılıında jeolog H. Stopes tarafından rapor edilmiştir. Yapılan testler
sonucunda, oyma işleminin kabuklu henüz yaşarken yani fosilleşmeden önce
yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bu deniz kabuğu Pliocene devrine ait ve 2
milyon yıllıktır.
-
1000 yılda yapılan kent
Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan
Madol kentinin inşası, M.Ö 200'de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon
tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı
kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl
getirildiği ise hala sır.
-
Kanada'da duvarda beliren uzaylı görüntüleri
Medyada
yayınlanan haberlere göre, Kanada'nın güneyindeki bir şehirde, bir evin
duvarında açıklanamayan uzaylı görüntüleri belirdi. Görüntülere
bakıldığında uzaylıların
şekilleri net olarak görülebiliyor.
Uzaylı görüntülerine şahit olan vatandaşlardan birisi, bu şekillerin ayakta duran uzaylı yaratıklara benzediğini söyledi.
-
Concorde'un atası
M.Ö 200'de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır'da bir
lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu
konusunda kimse bir fikir beyan edememişti. 1972'de arkeolog Halil
Mesiha bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin
bulunduğunu ve kanatlarının Concorde'u andırdığını iddia etti.
-
Uzaylılar için iniş pisti
Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili
motifler, M.O. 300 üe M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve
bitki şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı
düşünülen bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti vazifesi
gördüğü öne sürülüyor.
-
Kristal kuru kafa
Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok
kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan
kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor.
Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.
-
2000 yıllık pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938'de Irak'ın başkenti
Bağdat'ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını
şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabın içine
monte edilmiş bir bakır silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve
testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi "dünyanın en eski
pili" olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken,
1800'lü yularda modern pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan
kontunun da şöhretine gölge düştü.i.
-
Google Earth'de görülen uçan otomobil!
2006
yılının ocak ayında Google Earth'de "havada duran" yani uçan bir
otomobil görüntülendi. Avustralya'nın Perth şehrinde ise bir evin
garajında uçan diğer bir otomobile rastlandı.
Tüm bu görüntüler, Google Earth'in özel sayfasında da yayınlandı. İki
görüntüde de aracın, havada olduğu yere düşen gölgesinden de
anlaşılabiliyor.
-
Fotoğraftaki büyükanne hayaleti
Amerika'da
2009 yılının ağustos ayında yeğeninin fotoğrafını çeken küçük kız, 1990
yılında ölen büyükannesinin de fotoğrafa girdiğini görünce şok geçirdi.
-
Bilinmeyen güç tarafından öldürülen dağcılar
1959
yılında dondurucu soğukta kamp yapan dokuz dağcı esrarengiz bir şekilde
ortadan kayboldu. Dağcılardan altısının hipotermia (vücut ısısının
düşmesi) yüzünden, bir
tanesinin de başına aldığı bir darbe yüzünden öldüğü belirlendi.
Geri kalan iki tanesinin göğsünde neden olduğu bilinmeyen kırıklara
rastlandı. Kadınlardan birinin dili kopmuştu. Cesetler üzerinde yapılan
incelemede yüksek dozda radyoaktif maddeye rastlandı. Dağcıların öldüğü
noktada sadece kendi ayak izleri olduğu gözlendi.
-
Polonya'daki koca ayak
Polonya’da
Piotr Kowalsk isimli turist Tatra dağında “Kocaayak” diye bilinen
efsanevi canlıyı görüntülediğini iddia etti. Dağda gezintiye çıktığı
sırada kayalıkların arkasında insana benzer bir yaratık gördüğünü
söyleyen turist, hemen bir fotoğraf çekti.
-
Borneo'da dev yılan
31
Ocak 2009 günü saat 5.30 sularında çekilen fotoğraflarda devasa bir
yılan görülmektedir. Hatta Kuala Lumpur’un itibarlı gazetesi The New
Straits Time ve İngiliz Daily Mail okurlarına resimler hakkında
görüşlerini açıklamaları için bölümler açtılar.
Okurlardan büyük bir kısmı fotoğrafları photoshop hilesi olarak
yorumlarken, bir kısmı bunların gerçek fotoğraflar olduğu sonucuna
vardılar.
-
Bir kısım gazete okuyucusu resimde akıntı ile
yüzen bir kütük gördüklerini iddia ederken bir başa okuyucu “Hiç
kütüklerin kanatları olur mu?” diye sordu. Bir başkası bu resmin bir
sürat botuna ait olduğunu yazdı.
Dev yılan resmi ve gazete haberleri bölgede yerli halk arasında
sıklıkla anlatılan Nabau isimli boynuzlu dev yılana ait efsaneleri
yeniden alevlendirdi.
-
İşlenmiş dev kaya blokları
Lübnan'daki Balbek şehri yakınlarında buklunan bu taşlar binlerce yıl
öncesinde buraya getirilmişti. Resimde gördüğünüz parça 1050 ton
ağırlıkta ve 25 metre uzunluğunda. Bu "momolit" takma adlı yekpare blok,
dünya üzerindeki işlenmiş en büyük taş bloktur. Soru şu: Bu taşları
kimler ve nasıl buraya getirebilmişti?
-
Peru'daki bronz dişliler
Modern dişlilerden farkı yok gibi. Tek farkı binlerce yıl önce yapılmış olmaları...
-
Meksikalı çiftçinin bulduğu uzaylı bebek
Alman gazetesi Bild, 2007 yılının mayıs ayında Meksika'da bir
çiftçinin bulduğu küçük bir uzaylı fotoğrafını yayınlamıştı. Bu ilginç
yaratığı bulan köylünün ise korkudan onu hemen bir kuyuda boğduğu
söylenmişti.
Olay yaratan ilginç yaratık gerçekten uzaylı mı yoksa cinayetin üstünü örtmek için uydurulmuş bir kılıf mı hala bilinmiyor.
Yapılan DNA testlerinde yaratığın kemiklerinin insan eklemlerine
benzediği, iskelet sisteminin kertenkeleye benzediği ve yaratığın
insanlardaki gibi diş benzeri organlara sahip olmadığı anlaşıldı.
-
Bilimadamları, yaratığın zeki bir varlık
olduğunu söylemişti. Yayınlanan raporda, yaratığın bulunduğu bölgenin
UFO'lar tarafından sık sık ziyaret edildiği ve ekin çemberlerinin de çok
olduğu belirtildi. Bu bebek uzaylının, dünya dışı varlıklar tarafından
bilerek bırakıldığı da ima edildi.
إرسال تعليق
Yayımlanabilmesi için yorumların yönetici tarafından incelenmesi gerekmektedir *