13.05.2015

Gesi Bağları türküsünü kim söyledi?

Gesi Bağları türküsünü kim söyledi?

Aslında 100 ya da 104 bentten meydana geldiği varsayılan, hatta mukayeseli bir çalışma yapıldığında dörtlük sayısı daha da artan bu türkü için “Gesi Bağları türküsünü kim söyledi?”....


diye sorduğumuz soruya verilebilecek en güzel cevap şudur: Bu türkü sayılamayacak kadar insanın katkılarıyla meydana geldi. Çünkü, türkünün içerisinde bir ana motif etrafında o kadar farklı sesler birbirine karışmış ki... Sanki ortaya çıkan ilk hikayenin etrafında herkes derdini söylüyor.
“Kurulsun masalar rakı konyak içilsin” diye temennide bulunan ses, bu türküye karışmış erkek seslerinden biri gibi geliyor bana. Anlaşılan o ki bu duygulu türkü, uzun zamandan beri erkeklerin oluşturduğu rakı sofralarının efkarlı türkülerinden biri de olmuştur.
Bir gelinin dilinden dökülen ve birkaç dörtlükten oluşan türkü, halkın dilinde öylesine çoğaltılmış ki türkünün mısraları inanılmayacak oranda artmış ve adeta destanlaşmıştır.

Gesi Bağları türküsünün bir hikayesi var mı?
Gesi Bağları türkülerinin hikayeleri arasında inanılmayacak oranda farklılıklar vardır.
Türkünün birinci derlemesinde yer alan “iki asker kaçağı tarafından kaçırılan Molla Fadime’nin başına gelenlerin kendi ağzından dert dökmesi, yakınması” olarak bu türküyü düşünemiyorum bile. Çünkü, bu türkü, böyle bir hikayeye dayansa, bu hikayeyi destekleyecek kıtaların olması gerekmez miydi? Yok. Belki Kazım Yedekçioğlu’nun ifadesiyle bir veya iki kıta biraz yorumlama yeteneğiyle bu hikayeye bağlanabilir ama açık ve net bir destek sayılamaz bu.
Hal böyle olunca Gesi bağları türküsünün hikayesi olarak ortaya atılan hikayelerden birini esas almak imkansız bir haldedir. Yine en mantıklısı ne kadar kişi tarafından söylenmiş olursa olsun, türkünün uzun metnine sığınmak ve türküden belli bir hikaye çıkarmaya çalışmak daha mantıklı gözükmektedir.

Halk bu türküyü neden bu kadar çok seviyor?
Türküde hem gurbet teması, hem ayrılık konusu işlendiği için halkın yıllarca gözdesi olan bu türkü, içerisinde bir çok insanın hikayesini de taşıdığı için bu günlere kadar sevilmiş ve adeta bu yörenin milli marşı gibi olmuştur. Bu türkünün Ürgüp yöresinden Develi’ye, Gesi’den Bünyan’a, Hacılar’a kadar birçok yörede bu kadar çeşitlenmesi, halkın sahiplenmesinde önemli bir rol üstlenmiş olmalı. Tabii ki türkünün ezgisindeki zarafet de bunda etkilidir.

Gesi Bağları türküsü ne zaman söylendi?     
Gesi Bağları türküsünün söyleniş tarihi hakkındaki görüş değerli büyüğümüz Kazım Yedekçioğlu tarafından ortaya atıldı. Kayseri Akın Günlük gazetesinde (7-8-9 Ocak 2002, Kayseri Akın Günlük Gazetesi) konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Yedekçioğlu yazısında bu türkünün 1890-92 yılları arasında söylenmiş olabileceğini ifade ediyor ve şu görüşlere yer veriyordu: “Rahmetli Büyanam (Büyükannem) geçmişlerden söz edildiği bir gün : “Gessi bağları türküsü yeni çıkmıştı, benim düğünümde ilk kez söylendiydi” demişti. Gelin olduğunda on beşinde var yokmuş. Tevellütünü bilmezdi rahmetli. Rahmetli Annem, ilk çocuğu imiş. Onun kafa kağıdı çekmecemdeydi, bilirim 1312 idi. Gelin olduktan bir yıl, bilemedin iki yıl sonra annemi doğurmuş olsa, (Büyanam) on yedisinde anne olmuş demektir. 1312’den iki yıl geriye gidilince miladi 1892 senesi çıkar ortaya. Demek ki Gesi Bağları türküsü 1890-92 tevellütlü , yani yüz yılı yirmi fazlasıyla doldurmuş.”
GESİ BAĞLARI
I
Gesi Bağları’ndan gelsin geçilsin
Kurulsun masalar rakı konyak içilsin
Herkes sevdiğini alsın seçilsin
Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
Halimden bilmiyor ben oyari neyleyim
2
Gesi Bağları’nda dolanıyorum
Yitirdim yarimi (anam) aranıyorum
Bir çift selamına güveniyorum
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansım derdime         
3
Gesi bağlarında bülbüller öter
Ateşim yanmadan (anam) tütünüm tüter
Bana bir hal olmuş ölümden beter
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
4
Gesi Bağları’nda üç ırgat işler
Sıladan geliyor (anam) şu uçan kuşlar
Anneler doğurur ele bağışlar
Örtün pencereleri (anam) esmesin yeller
Dertli olduğumu (anam) bilmesin eller
5
Gesi Bağları’nın gülleri mavi
Ayrıldım yarimden (anam) gülemem gayri
Yardan ayrılanın böyle olur hali
Yas tutsun ellerim (anam) kına yakmayım
Kör olsun gözlerim (anam) sürme çekmeyim


6
Gesi Bağları’nda tokaştım taşa
Kardeş ekmeğini (anam) hakarlar başa
Girip çalıştığım emeğim boşa
Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
Halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
7
Gesi’ye giderken yolum ayrıldı
Bindim arabaya (anam) başım çevrildi
Siyah saçım sağ yanıma devrildi
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
8
Tıkır tıkır merdivenden inmedim
Güle güle anam yar koynuna girmedim
Cahil idim kıymetini bilmedim
Atma anam atma , beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime.
9
Kuruldu kazanım harenim yoktur
Söküldü sim saçım anam örenim yoktur
Kapıdan içeri girenim yoktur
Örtün pencereler anam esmesin yeller
Dertli olduğumu anam bilmesin eller.
10
Bana gül diyorlar neme güleyim
Ayrılık üzerimdeki, kime neyleyim
Bir mektup gönder gönlüm eyleyim
Neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
Gülmemiş bu dünyada, anamın kuzusu.
11
Bulamadım kır atımın gemini
Süremedim anam gençliğimin demini
Ben sürmedim eller sürsün demini
Neyleyim dünyada anam yar olmayınca
Domurcuk gül iken anam koklamayıca.
12
Çattım ocağıma hürmetim yoktur
Döktüm zülfü saçı anam örenim yoktur
Anamdan babamdan gelenim yoktur
Neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu.
13
Enginli yüksekli kayalarımız
Gam ile yoğrulu anam mayalarımız
Doğurmaz olsaydı analarımız
Neyleyim neyleyim hep alınım yazısı
Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu.
14
Urganım atmadık dallar mı kaldı
Başıma gelmedik anam haller mi kaldı
Beni söymedik diller mi kaldı
Ne deyip ağlayım, anam alın yazgısı
Kader böyle imiş anam onmaz bazısı.
15
Şu görünen bahçe m’ola bağ m’ola
Şu dağın ardında yarim var m’ola
Oturup da beni yad eder m’ola
Atma anam atma beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime.
16
Sac üstünde fısır fısır bazlama
Küçük iken ciğerlerim gözleme
Ben diyorum gelir diye gözleme
Örtün pencereler, anam esmesin yeller
Dertli olduğumu anam bilmesin eller.
17
Gesi bağlarında şıvga dalım yok
Derdimi söylesem anam dinler yarim yok
Herkes güler oynar sorgu sual yok
Ben gülsem oynasam anam yasak diyorlar
Yarını elinden anam alsak diyorlar.
18
Gesi’ye giderken yolum ayrıldı
Bindim arabaya başım çevrildi
Selvi saçım sol yanıma devrildi
Ölüm olmasın da anam ayrılık olsun
Bize sebep olan anam içten vurulsun
19
Mezarımı geniş açın dar olsun
Etrafı mor sümbüllü bağ olsun
Ben ölüyom ahbaplarım sağ olsun
El kadar alınımda türlü yazım var
Evvel bir başımdı, şimdi körpe kuzum var
20
Ateş alıp ısınmadım korunda
Güle güle anam yar gezmedim kolunda
Methim gezer elalemin dilinde
Atma anam atma, beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
21
Bülbül gelmiş gül dalına konuyor
Hangi dala yuva yapsa kuruyor
Herkesin yari yanında duruyor
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
22
Bülbülüm uçtu da kafesi durur
Ne güzel ellerin (anam) babası durur
Babasız yuvada evlat mı büyür
Örtün pencereleri (anam) esmesin yeller
Dertli olduğumu (anam) bilmesin eller
23
Yazmam gül yaprağı düremem gayri
Yalnızım evlere (anam) giremem gayri
Bana bir hal oldu diyemem gayri
Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
Halimden bilmiyor ben o yari neyleyim
24
Gesi bağlarında kılarım namaz
Kılarım kılarım halka yaramaz
Haktan geldi bize bir ulu niyaz
Örtün pencereleri değmesin yeller
Bugün efkarlıyım gelmesin eller
25
Gesi Bağları’nın gülü olayım
Arayı arayı yari bulayım
Gül bülbülden başkasına sorayım
Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
Halimden bilmeyen ben o yari neyleyim
26
Gesi Bağları’nda kamber tay olur
Anam andıkça aklım zay olur
Ayrılık dediğin birkaç ay olur
Örtün pencereleri esmesin yeller
Dertli olduğumu bilmesin eller
27
Şu dereden akan bulanık seller
Derdim içimdeki ne bilsin eller
Oturup ağlasam divane derler
Ne deyim ne ağlayım hep alnımın yazısı
Kader böyle imiş onmaz bazısı
28
Sandıktan basmamı giyesim geldi
Ciğerim anamı göresim geldi
Varıp iki elini öpesim geldi
Örtün pencereleri esmesin yeller
Dertli olduğumu bilmesin eller
29
Tandıra et vurdum yiyesim geldi
Ciğerim anamı göresim geldi
Açıp mezarına giresim geldi
Ne deyim ağlayım hep alnımın yazısı
Kader böyle imiş onmaz bazısı
30
Gesi Bağları’nda bir top gülüm var
Hey Allah’tan korkmaz sana bana ölüm var
Ölüm varsa bu dünyada zulüm var
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
...

Burhanettin Akbaş

Soma Toplumsal Dönüşüm Projesine destek olun!

0 yorum:

Yorum Gönder