7.02.2012

Osman Yüksel Serdengeçti

Osman Yüksel Serdengeçti, ilkokulu Akseki’de, orta ve liseyi Antalya’da bitirdikten sonra 1940 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Fakülte son sınıfta iken karıştığı olaydan dolayı okuldan atıldı....

 

Yapılan tahkikat neticesinde beraat
etmesine rağmen tekrar okula alınmaz. Bundan dolayı dönemin Milli Eğitim Bakanı
Hasan Ali Yücel’e hitaben yazdığı “Yüksek Vekaletin Alçak Vekiline” adlı
dilekçesinden dolayı mahkemece tutuklandı.
Tek sayı çıkarabildiği “Bağrıyanık” adlı mizah gazetesi
yasak yayın sayıldı.
1965 yılında Adalet Partisi’nden bir dönem maceralı bir
şekilde Antalya milletvekilliği de yapan Serdengeçti, akrabası da sayılan İsmet
Hanım’la evlenir ve bu evlilikten bir erkek çocukları dünyaya gelir. Lakin o da
iki yaşında vefat ettikten sonra bir daha da çocukları olmadı.
Yakalandığı
parkinson hastalığından kurtulamayarak, 10 Kasım 1983’te Ankara’da Hakk’ın
rahmetine kavuştu.


Sempatik ve cesurdu

66 yıllık hayatının büyük bir kısmı, akıl almaz mücadelelerle geçen, hapishaneleri
mekan tutan, bildiğini söylemekten çekinmeyen dava insanının asıl adı Osman
Yüksel’dir. Merhum Akseki Müftüsü Salim Yüksel’in oğludur. Eski Diyanet İşleri
Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki’nin yeğenidir.

Bir topluluk içerisinde derhal kendisini belli eden, dikkatleri üzerine çeken bir
kişiliği vardı. Yasak, kural, baskı tanımayan bir karakter taşıyordu.
Başkalarının tesirlerine kapılmaz, kendisi çevreye tesir ederdi. Serapa espiri
dolu bir konuşma ve yazı üslubu vardı. Sempatik, cesur ve ataktı. Şahsiyetinin
temel esaslarını içerisinde yetiştiği İslamî iklimden almış; dinî, tarihî, edebî
eserleri okuyarak kültürünü zenginleştirmişti. Aynı zamanda şairdi.
 
Onun Sakarya Türküsü adlı şiirinden bir parçaya yer verelim:
“Trenimiz
geçerken Sakarya kenarından,
Rüzgarlar
esiyordu şehitler diyarından.
Dağlar
rükûa varmış kabul olmuş dilekler,
Göklerden
halka halka iniyordu melekler.”
“Ey bu
ıssız yerlerde sükut eden sırların
Ulvî bir
ilham ile manasına erenler!
Ey bir
karış yer için dağ gibi can verenler,
Ey bu
yollardan her gün geçen kara trenler,
Durun,
susun, dinleyin...
Burada her bir zerre nabız gibi atıyor,
Sakarya
ufukları kıpkızıl, gün batıyor.”
Yüksel
Serdengeçti, bütün cesaret ve şecaatine rağmen daima aksiyonu değil, fikri
önplanda tutmuştur.

Soma Toplumsal Dönüşüm Projesine destek olun!

0 yorum:

Yorum Gönder