2.02.2012

İdare ile ilgili soru ve cevaplar.

Nüfusu 2000 altında olan belediyelerin kapanması ile ilgi son durum nedir? belediyemiz kapanacakmı? kapanacak belediyenin taşınmaz malları ne olacak?


Soru:
Nüfusu 2000 altında olan belediyelerin kapanması ile ilgi son durum nedir? belediyemiz kapanacakmı? kapanacak belediyenin taşınmaz malları ne olacak?
Yanıt:
CEVAP: Resmi Gazetenin 22/03/2008 tarih ve 26824 mükerrer sayısında yayımlanan “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 5747 sayılı Kanunun” Geçici 1 inci maddesi ile bu Kanuna ekli (44) sayılı listede yer alan belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması ve ilk genel mahalli idareler seçimden geçerli olmak üzere köye dönüştürülmesi öngörülmüş idi.
Ancak, Kanunun Anayasa Mahkemesine götürülmesi üzerine, E:2008/34, K:2008/153 sayılı kararıyla, 5474 sayılı Kanuna ekli (44) sayılı listede yer alan, yani nüfusu 2000’nin altına düşen belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması konusundaki hüküm iptal edilmiş ve bu karar, 06/12/2008 tarih ve 27076 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle de Kanun hükmünün yürürlüğü durdurulmuştur. Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararına göre nüfusu 2000’in altına düşen ve 5747 sayılı Kanuna ekli (44) sayılı listede yer alan belediyelerden tüzel kişiliğinin kaldırılması iptal edilenler şunlardır:
1- Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içerisinde iptal davası açan belediyeler,
2- Yasanın yürürlüğe girdiği 22/03/2008 tarihinden önce 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesi uyarınca yapılan katılma işlemiyle nüfusunu 2000’nin üzerine çıkaran belediyeler,
3- Kültür ve Turizm Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulunun Kararıyla ilan edilmiş Turizm Bölge Alan ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri kapsamında kalan belediyeler,
4- Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca tespit edilen 2008 yılı turizm öncelikli yöreler listesinde yer alan belediyeler.
Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin 19.12.2008 tarih ve E:2008/4826, K: 2008/8384 sayılı kararı ile dava açma süresi Anayasa Mahkemesi Kararının Resmi Gazetede yayınlandığı süre itibariyle yeniden başlatılmış ve bu gelişme üzerine dava açmayan belediyeler de dava açarak tüzel kişiliklerini korumuştur.
Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu da, 19.2.2009 tarih ve 153 sayılı kararlarıyla bu belediyelerin mahalli idareler seçimlerine katılabileceğine karar vermiştir. Böylece, nüfusu 2000’nin altına düşen belediyelerin 2009 yılı 29 Mart tarihinde yapılan mahalli idareler seçimine katılması sağlanmış ve söz konusu belediyelerin 5747 sayılı Kanundaki düzenlemelerden dolayı tüzel kişiliklerinin kaldırılması mümkün olmamıştır. 2014 yılında yapılacak olan mahalli idareler seçimleri bakımından, 5747 sayılı Yasa hükümleri ileri sürülerek söz konusu yasanın ekindeki (44) sayılı listede yer alan belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmış olduğunu varsaymak mümkün değildir.
Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre nüfusu 2000’nin altına düşen bir belediyenin Danıştayın da görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine müşterek kararnameyle köye dönüştürülmesi her zaman mümkün bulunmaktadır.
Belediye Kanununun bu hükmü halen geçerli olduğundan dolayı istenildiği takdirde nüfusu 2000’in altına düşen bir belediyenin tüzel kişiliğinin kaldırılması bakımından hukuki bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Nüfusu 2000’in altına düşen bir belediyenin tüzel kişiliği kalkarak köye dönüştürüldüğünde, tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin tasfiyesi il özel idaresi tarafından yapılır. Bu belediyenin taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçları ilgili köy tüzel kişiliğine intikal eder. İntikal eden borçların karşılanamayan kısımları il özel idaresi tarafından üstlenilir ve vali tarafından İller Bankasına bildirilir. İller Bankası bu miktarı, takip eden ayın genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının belediyelere ayrılan kısmından keserek ilgili il özel idaresi hesabına aktarır.
Ancak, tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin bulunduğu yerleşim birimlerinde, hizmetlerin aksamadan yürütülmesi amacıyla, il özel idaresi veya köylere hizmet götürme birlikleri tarafından içme suyu, kanalizasyon, temizlik, çöp toplama, ulaşım, itfaiye ve diğer hizmetlerin yürütülmesi için gerekli tedbirler alınır ve ihtiyaç durumuna göre bu hizmetleri yürütmek üzere hizmet birimleri kurulabilir.
Soru:
Seçimler den iki sene sonra belediye başkanı vefat ederse belediye başkanlık seçimi nasıl olur.
Yanıt:
CEVAP: Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler, 5393 sayılı Belediye Kanununun 45 ve 46 ncı maddelerinde açıklanmıştır. Bu kapsamda; Belediye Kanununun 45 inci maddesine göre, belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplantıya çağrılması gerekir. Bu durumda belediye meclisi toplantısı, birinci başkan vekilinin, onun bulunmaması durumunda ikinci başkan vekilinin, onun da bulunmaması durumunda en yaşlı üyenin başkanlığında yapılır.
Eğer belediye başkanlığı bir seçim dönemini aşacak biçimde boşalmış veya başkan hakkında mevcut seçim dönemini aşacak şekilde kamu hizmetinden yasaklanma cezası verilmiş ise, belediye meclisi bu toplantıda, üyeleri arasından gizli oyla bir belediye başkanı seçer. Seçilen başkan yapılacak ilk seçime kadar görev yapar.
Belediye başkanın görevden uzaklaştırılması, tutuklanması veya seçim dönemini aşmayacak biçimde kamu hizmetinden yasaklama cezası alması söz konusu ise, bu durumda yine belediye meclisi üyeleri arasından gizli oyla bir başkan vekili seçilir. Dolayısıyla asıl başkan göreve dönünceye kadar bu kişi başkanlığı yürütür.
Bu seçimin yapılmasında; belediye meclisinin ilk iki oylamada üye tam sayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır. Dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, belediye başkanı veya başkan vekili seçilmiş olur. Oyların eşitliği durumunda ise kur`a çekilmesi yoluna gidilir.
Bir belediyede başkan vekili seçildikten sonra belediye başkanlığının tamamen boşalması söz konusu olursa, yeniden yukarıdaki usule göre belediye başkanı seçilmesi sağlanır. Yani vekil olarak seçilen kişi, belediye başkanlığının yasal olarak boşalması halinde seçim dönemi sonuna kadar görevini sürdüremez.
Kural bu olmakla beraber, belediye başkanı veya başkan vekili seçilinceye kadar belediye başkanlığı görevi, meclis birinci başkan vekili, bulunmaması durumunda ikinci başkan vekili, onun da bulunmaması durumunda vali tarafından görevlendirilecek bir kamu görevlisi tarafından yürütülür.
Bu maddede öngörülen diğer bir husus da belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin belli bir sürede yapılacak olmasıdır. Eğer, belediye meclisi başkan veya başkan vekili seçimini en geç on beş gün içinde tamamlayamaz ise bu durumda belediye meclisinin feshine ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Belediye başkanlığının doldurulamaması hususunda bazı ihtimaller de söz konusudur. Şöyle ki; mahalli idare seçimlerinin yapılması sırasında eski başkanın görevinin sona ermesi ve yeni başkanın da mazbatasını alamaması, belediye meclisinin başkan ya da vekil seçmemesi/seçememesi veya meclisin feshinde başkanın da düşürülmesi gibi durumlar söz konusu olursa, bu hallerde Belediye Kanununun 46 ncı maddesi devreye girecektir.
5393 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine göre, belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni bir belediye başkanı veya belediye başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde o ilin valisi tarafından görevlendirilecek kişi tarafından yürütülür. Bu görevlendirmede dikkat edilecek husus, belediye başkanı yerine görevlendirilecek kişinin belediye başkanı seçilme yeterliğine sahip olması gerektiğidir.
Soru:
nüfüsu 2200 olan bir kasabada yaşamaktayız (tabi oda hileyle)7. yılına giriyor belediye başkanımız ufak bir belediye olması ve iktidar partisinden olması dolayısıyla pek arayıp soran yok sorum şu bu beladiyeye hiçmi hesap soran yok belediye çiftlikmi belediyemi belirsiz nereye şikayette bulunabilinir.
Yanıt:
CEVAP: Belediye başkanı ve diğer belediye görevlilerinin işledikleri suçlar bakımından yargılanmasında; suçun mahiyetine göre bazı hallerde genel hükümlerin, bazı hallerde ise özel yasalarda tespit edilen usullerin izlenmesi ve ona göre şikayet ve kovuşturma yapılması gerekir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde yine genel hükümler uygulanacaktır.
Biz burada bir kamu görevlisi olarak belediye başkanı ve belediye görevlileri açısından, bunların kamu görevi yürütmesini dikkate alarak, soruşturma bakımından temel hükümler getiren iki kanundan bahsedeceğiz.
Bu kanunlardan birisi, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunudur. Bu Kanun uyarınca, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele cümlesinden olarak; haksız mal edilmelerin denetlenmesi ve özellik taşıyan; irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında, bu suçlara ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılacaktır. Cumhuriyet Savcıları, bu suçların işlendiğini öğrendiğinde sanıklar hakkında doğrudan doğruya ve bizzat soruşturmaya yapmakla yetkilendirilmiştir. Dolayısıyla bu tür suçların işlenmesi söz konusu ise, ilgililer hakkında doğrudan Cumhuriyet savcılıklarına şikayette bulunmak mümkündür.
Bahsetmemiz gereken ikinci Kanun ise, 4483 sayılı Memurlar Ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanundur. Bu Kanuna göre, belediye başkanı ve belediye görevlilerinin görevleri sebebiyle bir suç işlemeleri halinde, yargılanmaları için ön bir izin gerekir. Bu Kanunun 3 üncü maddesindeki hükme göre, büyükşehir belediye başkanları, il ve ilçe belediye başkanları; büyükşehir, il ve ilçe belediye meclisi üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri Bakanının;
İlçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında kaymakamın, merkez ilçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında bulundukları ilin valisinin, soruşturma izni vermesi gerekir.
Bu makamlara şikayet ulaştığında, gerekli ön inceleme yaptırılıp, belediye başkanı veya belediye görevlileri hakkında soruşturma izni verildikten sonra, Cumhuriyet savcılıklarınca yasal işlemlere başlanılır. Dolayısıyla bu Kanun uyarınca, yetki durumuna göre İçişleri Bakanlığına, valiliğe veya kaymakamlığa şikayette bulunulması gerekir.
Ancak, belediye başkanı veya belediye çalışanları hakkında şikayette bulunmadan önce konunun iyice araştırılması, öncelikle görülen aksaklığın belediyeye iletilerek çözüm istenmesi en doğru yoldur.
(yerelnet)

Soma Toplumsal Dönüşüm Projesine destek olun!

0 yorum:

Yorum Gönder